<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zayıflama Cilt Bakımı Saç Modelleri Gelin saçı Makyaj &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.bayanbakim.com/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bayanbakim.com</link>
	<description>Cilt bakım ve güzellik sırları</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Sep 2010 11:36:24 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yanık İzleri Tamamen Silinemiyor!</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/yanik-izleri-tamamen-silinemiyor.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/yanik-izleri-tamamen-silinemiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 17:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sabrina</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yanık izleri için krem]]></category>
		<category><![CDATA[yanık izleri nasıl yok edilir]]></category>
		<category><![CDATA[yanık izleri tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20619</guid>
		<description><![CDATA[Eyvah Elim Yandı…
 
Gün içerisinde hepimiz farklı kazalar yaşayabiliriz. Bu kazalar evde, iş yerinde ve sokakta yürürken herhangi bir zaman diliminde gerçekleşebilir. Yaşadığımız kazalar da en tehlikeli olanı ise yanık yaralanmalarıdır. Bu tür yaralanmalarda hayatımızı derinden etkileyen sonuçlara maruz kalabiliriz. Birçoğumuzun yaşadığı yanıklar konusunda Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu önemli bilgiler verdi.
 
Yanık Nedir?
“Vücuttaki herhangi bir bölgenin ısıya maruz kalarak zarar görmesi durumuna yanık yaralanması nedir. Yanıklar kimyasal yanıklar ve fiziksel yanıklar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Fiziksel yanıklar haşlama, elektrik yanıkları, sürtünmeyle oluşan yanıklar gibi çeşitlilik gösterirler. Vücutta oluşan yanıklarda üç ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: right;margin: 4px;"><script type="text/javascript" src="http://cpc.virgul.com/ad_rotate4100.php"></script></p> <p><strong>Eyvah Elim Yandı…</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Gün içerisinde hepimiz farklı kazalar yaşayabiliriz. Bu kazalar evde, iş yerinde ve sokakta yürürken herhangi bir zaman diliminde gerçekleşebilir. Yaşadığımız kazalar da en tehlikeli olanı ise yanık yaralanmalarıdır. Bu tür yaralanmalarda hayatımızı derinden etkileyen sonuçlara maruz kalabiliriz. Birçoğumuzun yaşadığı yanıklar konusunda Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu önemli bilgiler verdi.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Yanık Nedir?</strong></p>
<p>“Vücuttaki herhangi bir bölgenin ısıya maruz kalarak zarar görmesi durumuna yanık yaralanması nedir. Yanıklar kimyasal yanıklar ve fiziksel yanıklar olmak üzere ikiye ayrılırlar. Fiziksel yanıklar haşlama, elektrik yanıkları, sürtünmeyle oluşan yanıklar gibi çeşitlilik gösterirler. Vücutta oluşan yanıklarda üç şekilde derecelendirilir<a href="http://www.bayanbakim.com">.</a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THvt3-4rZCI/AAAAAAAAEPw/_3VfP1tumvg/s1600/bayanbakim.com+Yan%C4%B1k+%C4%B0zleri+Tamamen+Silinmiyor.jpg" alt="http://4.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THvt3-4rZCI/AAAAAAAAEPw/_3VfP1tumvg/s1600/bayanbakim.com+Yan%C4%B1k+%C4%B0zleri+Tamamen+Silinmiyor.jpg" /></p>
<p>1. Derece yanıklar dediğimiz deride fazla hasar oluşmayan ve iyileşme süreci daha kolay olan yanıklardır. Örnek olarak güneş yanıkları verilebilir.</p>
<p>2. Derce yanıklar ise ısının derinin alt tabakasına ulaşarak, ciltte sıvı kabarcıkları oluşturan yanıklardır.</p>
<p>3. Derece yanıklar ise ısının tamamen derinin alt tabakasına ulaşarak sinirlere ve kas bölümlerine zarar vermesi sonucu oluşan yanıklardır.”</p>
<p><strong>Hangi tür yanıklar evde tedavi edilebilir.</strong></p>
<p>“Aslında bütün yanıkların bir uzman tarafından kontrol edilmesi gereklidir. Fakat ev içerisinde bazen ufak çaplı yanık yaralanmaları yaşanabilir. Bunlar ise ütü yaparken elinizin ütüye değmesi veya çaydanlık ya da tencere tutarken yaşanan ufak yanık kazaları olabilir. Bu tür yanıklarda kişi yanan bölgeyi mutlaka soğuk suya tutmalıdır. Acıyı hafifletecek yanık merhemlerini kullanabilir.”</p>
<p><strong>Hangi Tür yanıklarda hastaneye gidilmesi gerekmektedir?</strong></p>
<p>“ %15 derecenin üstündeki bütün yanıklar uzman tedavisi gerektirir. Doğru bir uzman tercihi yapılmalıdır. Çünkü bu tür yanıklar da gerektirdiği gibi tedavi uygulanmazsa kişinin hayatını derinden etkileyen sonuçlar ortaya çıkabilir. Tedavisi zorunlu yanıklar ise çocuk yanıkları, elektrik yanıkları ve özel bölge yanıkları boyun, yüz, göz kenarları, el ve parmaklarda oluşan yanıklardır. Bu tür yanıklarda önemli olan bölgenin fonksiyonel özelliğini kaybetmeden tedavinin uygulanmasıdır.”</p>
<p><strong>Yanıklarda ilk yapılması gereken nedir?</strong></p>
<p>“Yanığa sebep olan etkenden kişi uzaklaştırılmalıdır. Kimyasal yanıklarda mutlaka bölge temiz suyla uzun süre yıkanmalıdır. (çamaşır suyundan ellerin zarar görmesi gibi) Eğer kişinin vücut bölgesinde bir yanma olduysa üzerindeki kıyafetleri hemen çıkartılmalıdır. Yanık olan bölge mutlaka 10–15 dakika suya tutulmalı ve soğutulmalıdır. Kişi yanığın olduğu bölgeyi kapatmalıdır. Alev alarak bir yanma yaşanıyorsa kişi koşturmaya başlar mutlaka durdurulmalıdır. Eğer bu şekilde devam ederse yanık daha çok bölgeye ilerler. Acil olarak hastaneye götürülmelidir.”</p>
<p><strong>Yanıklarda yapılmaması gerekenler nelerdir?</strong></p>
<p>“Kesinlikle herhangi bir yanığa maruz kalındığında diş macunu, biber salçası, balmumu, süt ve yoğurt sürülmesi gibi işlemler uygulanmamalıdır. Bu tür hatalar kişinin yaşamı için olumsuz sonuçlar doğurabilir.”</p>
<p><strong>Yanık tedavisi nasıl yapılır?</strong></p>
<p>“Hastanın yaşadığı yanma durumuna göre tedavi uygulanır.</p>
<p>1. Derece dediğimiz hafif ölçekli yanıklarda ağrıyı kesen merhemler kullanılır ve hasta ayakta tedavi edilebilir. 2. ve 3. Derece yanıklar da ise açık veya kapalı pansuman yapılır. Özel bölge yanıklarında deri grefti dediğimiz vücudun başka bir bölümünden deri parçası alınarak bir nevi yama dediğimiz işlem uygulanır. Fakat yanık tedavileri estetik cerrahisinde en zor tedavi yöntemlerindendir. Aynı zamanda bir diğer yöntem olan silikon şilt tedavisi de yara ve yanık izlerinin silikleştirilmesin de uygulanır. Yanık bölge sıkıca sarılıp uzun süre kullanılması gerekir. Mutlaka uzman hekimler tarafından yapılmalıdır. Yanık tedavilerinde önemli olan başka bir konu ise hastanın erken tedaviye başlamasıdır. Bu şekilde yanık tedavisindeki süreç değişecektir.”</p>
<p><strong>Yanık izleri tamamen ortadan kalkabilir mi?</strong></p>
<p>“Özel bölge yanıkları dediğimiz el, yüz, boyun, kol, genital bölge yanmalarında bir cerrah için söz konusu iz kalması durumu değildir. Önemli olan bu bölgelerdeki işlevsel durumun devamlılığını sağlamaktır. 3. derece yanıklar olarak adlandırılan derin yanıklarda deri komple değiştirilse bile izleri tamamen yok etmek mümkün değildir. Ancak azaltılır ve yapılabilecek en iyi tedavi hasta için uygulanır.”</p>
<p><strong>Prof. Dr Erol Kışlaoğlu</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/yanik-izleri-tamamen-silinemiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rüyalara Müdahale Edilebilir mi?</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/ruyalara-mudahale-edilebilir-mi.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/ruyalara-mudahale-edilebilir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 17:43:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>selen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[dr. mehmet yavuz]]></category>
		<category><![CDATA[rüyalar gerçek olsa]]></category>
		<category><![CDATA[rüyalar ve insanlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20618</guid>
		<description><![CDATA[Mucitler bile rüyalarından ilham almışlar…
Rüya bilimi birçok uzman ve bilim adamının araştırdığı halk arasında yıllardır merak edilen bir konudur. Geçmişten günümüze birçok filmde rüyalar konu olarak kullanılmış kimi zaman seyirci korkutulmuş kimi zamanda gerçek yaşamla hayal dünyası arasında bırakılmıştır. Rüya üzerinde ciltlerce kitaplar yazılmıştır. Rüya tabirliği geçmiş çağlarda çok önemli bir meziyetti ve Babil rahiplerinin bu konuda çok ustalaştıklarını tarihçiler de bildirmektedir.
Çoğu kez insanlar rüyaların gerçekle bağlantısını merak etmiş, gördüklerini rüya kitaplarından araştırmış fakat net olarak bir sonuca varılamamıştır.Kimi rüyalar şeytani rüyalar olarak adlandırılmış kimi rüyalarda iyi günlerin habercisi olarak ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mucitler bile rüyalarından ilham almışlar…</strong></p>
<p>Rüya bilimi birçok uzman ve bilim adamının araştırdığı halk arasında yıllardır merak edilen bir konudur. Geçmişten günümüze birçok filmde rüyalar konu olarak kullanılmış kimi zaman seyirci korkutulmuş kimi zamanda gerçek yaşamla hayal dünyası arasında bırakılmıştır. Rüya üzerinde ciltlerce kitaplar yazılmıştır. Rüya tabirliği geçmiş çağlarda çok önemli bir meziyetti ve Babil rahiplerinin bu konuda çok ustalaştıklarını tarihçiler de bildirmektedir.</p>
<p>Çoğu kez insanlar rüyaların gerçekle bağlantısını merak etmiş, gördüklerini rüya kitaplarından araştırmış fakat net olarak bir sonuca varılamamıştır.Kimi rüyalar şeytani rüyalar olarak adlandırılmış kimi rüyalarda iyi günlerin habercisi olarak yorumlanmıştır.Filmlere konu olan, hepimizi derinden etkileyen rüyalara müdahale etmek mümkün mü? Bilinçaltımız uyku dünyamıza mı yansıyor? <strong>Reem Nöroloji Merkezi Kurucusu Dr. Mehmet Yavuz</strong> gündemde birçok kişinin merak ettiği rüyaların nöro kimyası hakkında bilgiler verdi<a href="http://www.bayanbakim.com">.</a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THvtQHJgIsI/AAAAAAAAEPo/BsiZK5vVJdQ/s1600/bayanbakim.com+R%C3%BCyalara+M%C3%BCdahale+Edilebilir+mi.jpg" alt="http://2.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THvtQHJgIsI/AAAAAAAAEPo/BsiZK5vVJdQ/s1600/bayanbakim.com+R%C3%BCyalara+M%C3%BCdahale+Edilebilir+mi.jpg" /></p>
<p><strong>Rüyalarda mekân sınırı olabilir mi?</strong></p>
<p>“İnsanoğlu, ömrünün üçte birini uykuda geçirmektedir. Uyku sırasında hemen her insan rüya görür. Rüyalar genelde uykunun REM döneminde çok kısa bir zaman diliminde görülür. Bu esnada göz kapaklarında titremeler olur. Eğer birinin uykuda iken göz kapaklarının titrediğini görürseniz o esna da rüya gördüğünü düşünebilirsiniz.</p>
<p>Rüya görülen zaman süresi çok kısa ve bir dakikayı geçmemesine rağmen görülen şeyleri, saatlerce anlatabilirsiniz. Hatta rüya içinde rüya bile görebilir ve her şeyi açıkça hatırlayabilirsiniz. Dolayısı ile rüya’da zaman sıfırdır ve zaman mefhumu süre tanımaz. Rüyada insan başlı başına başka bir boyuta geçer. Burada zaman ve mekân sınırı yoktur. Kişi bir saniye ara ile İstanbul da ve Newyork ta olabilir. Yaşamının herhangi bir kesitine gidebilir. Rüyaların gerçek hayatla bağlantısı, hep merak edilen ve araştırılan bir durum olmuştur.”</p>
<p><strong>Rüyalara müdahale etmek mümkün mü?</strong></p>
<p>“Halk içinde kimi rüyaların, gerçek hayatta olacaklar için işaretler taşıdığına inananlar çoğunluktadır. Ancak gerçekçi olmak gerekirse rüyalar gelecekten değil, geçmişten haber verirler. Rüyalara bakarak kehanetlerde bulunmak, gelecek hakkında yorumlamalar yapmak modern bilimin kabul ettiği bir durum değildir. Rüyaları ilaçlarla engellemek mümkündür ama rüya görülmesini sağlamak kolay değildir. Bir kişinin rüya ısmarlaması ya da bir kişiye önceden tasarlanan görüntülere sahip belli bir takım rüyaların gördürülmesi bugün ki nöroteknoloji ile imkânsızdır. Dolayısıyla kişinin rüyalarına müdahale etmek ve onu önceden tasarlanmış senaryoya uygun rüya gördürmek mümkün değildir. Bugün ki, nörofarmakoloji ile insanlara kâbus yaşatabilirsiniz ama istenilen bir rüyayı görmesini sağlayamazsınız. Fakat ‘’başlangıç’’ filminde olduğu gibi ekip halinde herkesin aynı rüyayı görmesi suretiyle bilinçli hayatta ki gibi herhangi bir eylem ya da icraat yapılamaz. Rüyaların ne içine ne de dışına girilemez, müdahale edilemez. İnsanlar genellikle son günlerdeki önemsenen olaylarla alakalı rüyalar görür ama bunları kontrol edemez. Ben şu rüyayı görmek istemiyorum da diyemez.”</p>
<p><strong>Rüya –Halüsinasyon ilişkisi nedir? </strong></p>
<p>“İnsanlar bilinçli durumdayken rüya görmezler. Uyanıkken görülen gerçek dışı görüntüler rüya değil, (sanrı)halüsinasyondur. Halüsinasyon olayı, limbik sistemin kişi uyanıkken bilince getirdiği gerçek dışı görüntülerdir. Bu durumda kişi de bir psikoz tablosu vardır. Limbik sistemle beraber derin beyin merkezlerinde patolojik bir işleyiş söz konusudur. Halüsinasyonlar, bazen kişinin ya da çevresinin hayatını da tehdit edebilir. Bu yüzden acil olarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Hülasa, rüyalar bilinçaltını ele geçirip insanı yönlendiremez. Elbette rüyaların etkisinde kalırız ama rüyaların bilinçlilik durumuna baskın olması veya bilinçaltını esir alması mümkün olan bir durum değildir. Bazı araştırmacılar da rüyaların, uyku esnasında görülen halisünasyonlar olduğunu, bu halüsinasyonların bilgi organizasyonu, gereksiz bilgileri unutma, RNA sentezi, uzun süreli hafızanın yerleşmesi, günlük psikolojik sorunların halledilmesi açısından çok önemli olduğunu iddia etmektedirler.”</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Hipnoz rüyadan farklı mıdır?</strong></p>
<p>“Kişinin rüyasına girerek, bilinçaltında ki gizli bilgileri çalmak ya da bir takım başka bilgileri enjekte etmek hayalden öteye gidemez. Ancak bu durum hipnozla mümkün olabilir. Hipnoza alınan kişi ya da kişilere istenilen her görüntü ya da olay yaşatılabilir. Bir nevi psikoanalitik yöntemle bilinçaltına inilerek psişik şartlama yapılabilir. Böylece özetle ‘’beyin yıkaması’’ dediğimiz olay gerçekleştirilebilir. Üst üste hipnoz seansları ile kişi bir olaya ya da bir ideolojiye inandırılabilir. Ancak burada önemli olan bir nokta da hipnoz olan kişinin, yapan kişiye bilincini açmasıdır. Hipnoz olmak istemeyen bir kişiye hipnoz yapmak neredeyse imkânsızdır. Hipnoz olsa bile kişiliğine ters gelen bir durumda hemen uyanabilir.”</p>
<p><strong>Rüyalar bilgisayar ortamına aktarılabilir mi?</strong></p>
<p>“Rüyalarla ilgili bilimsel birçok çalışma halen devam etmektedir. Mesela Japonya da rüya esnasında retinaya gelen sinyaller özel bir programlama diliyle dijital ortama aktarılmaya çalışılarak beyin-rüya ilişkisi çözülmeye çalışılmaktadır. Belki de ilerde uyku esnasında dijital ortama kaydedilmiş kendi rüyalarımızı bilgisayardan izlememiz mümkün olabilecektir. Bu durumda bir arkadaşımıza dünkü rüyamı maille gönderiyorum, bir yorumla bakalım diyebileceğiz.</p>
<p>Ayrıca Cape Town Üniversitesindeki araştırmacılar, fonksiyonel MRI ve PET (Pozitron emisyon tomografi) teknikleri ile rüya fizyolojisi üzerinde çalışmaktadırlar. Burada elde edilen verilere göre rüya esnasında, derin beyin yapıları ve limbik sistem aktif bir şekilde çalışırken, mantıklı ve sağlıklı davranış tarzlarımızı şekillendiren ön korteks bölgesi pasif bir bekleyiş sürecini yaşamaktadır. Rüyalarda birçok mantıksız olayın cereyan etmesi de ön korteks bölge denetlemesinin devreye girmemesinden kaynaklanıyor olabilir. Birçok Antidepresan ilacın rüyaları inhibe ettiğine yani rüya görmeyi engellediğine ya da rüyaları asgariye indirdiğine inanmaktayız. Dışardan alınan biyolojik ajanlarla rüyaların engellenmesi aynı zamanda beyinin bir rüya nöro kimyası olduğunu göstermektedir.”</p>
<p><strong>Rüya esnasında ruh beden ayrılıyor mu?</strong></p>
<p>“ Rüya esnasında ruh bedenden ayrılıyor mu, ayrılmıyor mu? Nasıl bir beyin enerjisi vuku buluyor? Sorularını hala tartışmaktayız. Olayın mistik ve bilimsel boyutları vardır. Kanaatimce, rüya ile zihinsel fonksiyonlara çekidüzen de verilmektedir. Aşırı zihinsel ve bedensel  enerji, rüya yolu ile deşarj edilmektedir. Nitekim kimi insanlar rüya esnasında cinsel içerikli rüyalar da görebilmektedir.”</p>
<p><strong>Rüyalar hafızamızda ki bilgi kalıntıları olabilir mi?</strong></p>
<p>“Uyku esnasında beynimizin hafıza ve kayıt bölgesinin düzenlenmesi gerçekleştirilir. Yeni öğrenilen şeylerin organize edilmesi ve kayıtlamasının yapılması mümkün olur. Bu nedenle hafızanın düzenlenip kayıtlanması ve organizasyonu için uyku çok önemlidir. Yeni bilgilerin depolanması için, eski ve önemli olmayan kayıtların silinmesi gerekir. İşte uyku esnasında önceden depolanmış bilgiler silinirken bunların bir kısmı da rüya şeklinde iç dünyamıza yansır.  Diğer taraftan rüyaların bir tasavvuf boyutu da söz konusudur. Halk arasında sevilen erdemli veli kişilerin, gördükleri rüyaların, yaratıcıdan mesaj niteliğinde olduğu ve gelecekten haber verdiğine inanılmaktadır.</p>
<p>Freud&#8217;a göre bilincin gizlediği, tamamen sakladığı olgular ortaya çıkabilmek için yol aramaktadır. Bunlardan bazıları da rüyalar haline girerek kendilerini göstermektedir.”<br />
<strong>Rüyalar ilham kaynağı olabilir mi?</strong></p>
<p>“Rüyalar aslında, tamamen boş şeyler de değildir. Rüya, birçok bilim adamına fikir ve ilham kaynağı olmuş birçok icat rüya esnasında keşfedilmiştir. <strong>Kakule’nin</strong> benzenin altıgen (hexagon) yapısını bulması, <strong>Mendeleyev’in</strong> periyodik tabloyu bulması, <strong>John Van Newman&#8217;nın</strong> bilgisayarların temelini atan buluşlarını yapması, <strong>Norbert Weiner&#8217;in </strong>radarı bulması, <strong>Einstein’ın </strong>rölativite kuramı ile ilgili bazı gerçekleri formülize etmesi, <strong>Tesla&#8217;nın</strong> bazı buluşları hep rüya sırasında gerçekleşmiştir. <strong>Beethoven</strong>, <strong>Mozart</strong>, <strong>Schumann ve Saint-Seans</strong> gibi ünlü kompozitörler, bestelerinin bir kısmını rüyalarında görerek notaya almışlardır.”</p>
<p><strong>Dr. Mehmet Yavuz</strong></p>
<p><strong>Nöroloji Uzmanı </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/ruyalara-mudahale-edilebilir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pasif içicilik genlerimizi değiştiriyor</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/pasif-icicilik-genlerimizi-degistiriyor.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/pasif-icicilik-genlerimizi-degistiriyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 17:40:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>selena</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[pasif içicilik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[pasif içicilik ve zararları]]></category>
		<category><![CDATA[pasif içicilik vikipedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20617</guid>
		<description><![CDATA[ABD Weill Cornell Tıp Fakültesi bilim adamları, sigara içmedikleri halde yanlarında sigara içilen kişilerin vücutlarında başta solunum sistemleri olmak üzere genetik değişiklik yaşandığını tespit etti. Dr. Ronald Crystal&#8217;in şefliğini yürüttüğü araştırmada katılımcıların organlarında hastalıklara zemin hazırlayan oluşumlar belirlendi. Dr. Crystal&#8217;a göre &#8216;Ben sigara içmiyorum, demek yetmiyor.  Ha birilerinin sigara içtiği bir partiye gitmişsiniz, ha haftada bir adet sigara içmişsiniz. Organlar zarar görüyor&#8217; dedi.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD Weill Cornell Tıp Fakültesi bilim adamları, sigara içmedikleri halde yanlarında sigara içilen kişilerin vücutlarında başta solunum sistemleri olmak üzere genetik değişiklik yaşandığını tespit etti. Dr. Ronald Crystal&#8217;in şefliğini yürüttüğü araştırmada katılımcıların organlarında hastalıklara zemin hazırlayan oluşumlar belirlendi. Dr. Crystal&#8217;a göre &#8216;Ben sigara içmiyorum, demek yetmiyor.  Ha birilerinin sigara içtiği bir partiye gitmişsiniz, ha haftada bir adet sigara içmişsiniz. Organlar zarar görüyor&#8217; dedi<a href="http://www.bayanbakim.com">.</a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://2.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THvsmYuPDBI/AAAAAAAAEPg/IZKzf-GHMMM/s1600/bayanbakim.com+pasif+i%C3%A7icilik.jpg" alt="http://2.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THvsmYuPDBI/AAAAAAAAEPg/IZKzf-GHMMM/s1600/bayanbakim.com+pasif+i%C3%A7icilik.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/pasif-icicilik-genlerimizi-degistiriyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kumar bağımlılığına ilaçsız çözüm</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/kumar-bagimliligina-ilacsiz-cozum.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/kumar-bagimliligina-ilacsiz-cozum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 15:22:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>helen</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kumar bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[kumarbaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20615</guid>
		<description><![CDATA[Pençesine düşen kişileri büyük maddi ve manevi kayıplara uğratan, ocakları söndüren kumar bağımlılığında yeni bir umut olarak Neurofeedback yöntemi büyük dikkat çekiyor. Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemiyle kişilerin hayatını karartan bu tehlikeli bağımlılığa ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor. Mübarek Ramazan ayını yaşadığımız bu günlerde kumar probleminden tamamen kurtulmak isteyenler de bu yöntemden yararlanabiliyorlar. 
Çağımızın büyük belası kumar bağımlılığında Neurofeedback yöntemi yeni bir yöntem olarak büyük dikkat çekiyor.
Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, Dr. Tanju Sürmeli, ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Pençesine düşen kişileri büyük maddi ve manevi kayıplara uğratan, ocakları söndüren kumar bağımlılığında yeni bir umut olarak Neurofeedback yöntemi büyük dikkat çekiyor. Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemiyle kişilerin hayatını karartan bu tehlikeli bağımlılığa ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor. Mübarek Ramazan ayını yaşadığımız bu günlerde kumar probleminden tamamen kurtulmak isteyenler de bu yöntemden yararlanabiliyorlar<a href="http://www.bayanbakim.com">. </a></em></strong></p>
<p>Çağımızın büyük belası kumar bağımlılığında Neurofeedback yöntemi yeni bir yöntem olarak büyük dikkat çekiyor.</p>
<p>Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, <strong>Dr. Tanju Sürmeli, </strong>ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, <strong>“Beynin İyileştirme Gücü</strong>” olarak tanımlıyor ve Esentepe’deki Özel Sağlıklı Yaşam Kliniği’nde başarıyla uyguluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THU0vqoH_FI/AAAAAAAAEIw/NndJoKJTnjk/s1600/bayanbakim.com+Kumar+ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+ila%C3%A7s%C4%B1z+%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm.png" alt="http://1.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/THU0vqoH_FI/AAAAAAAAEIw/NndJoKJTnjk/s1600/bayanbakim.com+Kumar+ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1na+ila%C3%A7s%C4%B1z+%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm.png" /></p>
<p>Mübarek Ramazan’ı yaşadığımız bu günlerde kumar batağından kurtulmak daha da önem kazanıyor ve Neurofeedback yöntemi bu illetten temizlenmek adına iyi sonuçlar veriyor.</p>
<p>Bu gruptaki hastalarına ilaçsız bir yöntem sunan Dr. Tanju Sürmeli yeni çıkan kitabı “Beynin İyileştirme Gücü”nde de bu süreçleri aktarıyor.</p>
<p>23 yaşındaki ortaokul mezunu evli erkek hasta… Merkeze kendi isteği ile değil, babasının zorlaması ile gelmiştir. Sinirlilik, huzursuzluk, kararsızlık, aile içi tartışmalar ve kumar oynama şikayetleri ile gelen hastanın, kızgınlıklarının anlık olduğunu, en küçük şeylere sinirlendiğini, sinirlendiğinde bağırdığını, küfrettiğini, eşyaları kırdığını ve anne, baba ve kardeşine vurduğunu, babası söyledi. Evin dışında şimdilik bir sorunla karşılaşmadığı için kavga etmediğini ama eğer bir sorun olursa çok tehlikeli olabileceğini, hatta kendini tutamayıp karşısındakini öldürebileceğini kendisi ekledi. Uzun süredir kumar oynayan hasta kumardan 2,5 senede 250 milyar kaybettiğini, kendini tutamadığını, kumar oynamak için borç aldığını ve eşinin bileziklerini sattığını ifade etti. İntihar düşünceleri ve teşebbüsleri olan hastanın 1 yıl önce fare zehri içtiği ve bu yüzden 3 gün hastanede yattığı, yüksek yerlerden atlama ve arabaların önüne atlama isteği duyduğunu ve 15-16 yaşlarında kollarına jilet attığı bildirildi.</p>
<p>Üç defa kafa darbesi alan hasta, ortaokul üçüncü sınıfta koşarken kamyonun damperine kafasını vurduğunu ama bilincini kaybetmediğini, lisede 1.sınıfta bisikletten düşüp omzunun çıktığını ve 18 yaşında arabayla emniyet kemeri takmadan 160 km hızla giderken duran bir arabaya vurduğunu, arabasının önünde hasar gördüğünü ama kendisinin yara almadığını belirtti. Daha önce 2 defa psikiyatriste ve kumar bağımlılığı sebebiyle bir kez Amatem’e giden hastanın SSRI grubundan Fluoksetin HCL, Sitalopram Hidrobromür, Sertralin, Hidroksizin HCL içerik maddeli ilaçlar kullandığı fakat son iki yıldır ilaç kullanmadığı bildirildi.</p>
<p>20 Neurofeedback seansından sonra yapılan görüşmede hasta kendisiyle ilgili olumlu değişiklikleri aktarmaya başladı. İnsanların kendisi hakkında konuştuğu paranoyasının azaldığını, uykusuzluk sorununun ortadan kalktığını ama yine de yorgunluğunun devam ettiğini ve dinç kalkmadığını söyledi. Televizyona çıkma gibi takıntılı düşüncelerinin azaldığını ve artık daha normal şeyler düşündüğünü belirtti.  Kumar oynama isteğinin devam ettiğini fakat oynamak istemediğini, kızgınlığının kalmadığını ve bu yüzden evin daha huzurlu olduğunu da sözlerine ekledi.</p>
<p>40 Neurofeedback seansından sonra yapılan görüşmede kardeşi ile gelen hasta “çok iyiyim, çok uzun zamandır böyle rahat olmadım” şeklinde durumunu ifade etti. Artık düşünerek hareket ettiğini belirten hasta, kumar oynama isteğinin kalmadığını ve eski günlerini kendine yakıştıramadığını belirtti. Sinirliliğinin ve karamsarlığının geçtiğini, evdeki huzurdan çok memnun olduğunu söyleyip, hayattan zevk aldığını ve artık bir şeyler başarabileceğine inandığını vurguladı.</p>
<p>Neurofeedback tedavisinden 45 gün sonra görüşmesinde her şeyin çok güzel olduğunu, daha da iyiye gittiğini ve hayata olumlu baktığını belirtti. Kızgınlık, küfür etme, karamsarlık ve paranoyalarının olmadığını söyleyen hasta, kumar kelimesini ağzına bile almak istemediğini işinde ve ev hayatında başarılı bir yolda yürüdüğünü aktardı.</p>
<p>Yapılan ilk MMPI, tedavi sonrası tekrarlanan MMPI ile karşılaştırıldığında 7 (Psikasteni) skalasının 73’ten 48’e 9 (Hipomani) skalasının 71’den 50’ye düştüğü görülmüştür. İntihar riski yoktur. Elde edilen profilde herhangi bir yükselmeye rastlanmamıştır. Bu nedenle psikopatolojik bir sorun tespit edilmemiştir. MMPI T skorları da normalize olmuştur.</p>
<p>Tedavi öncesi alpha ve beta hipercoherence bozukluğu, absolute ve relative alpha artışı ve absolute beta minimum artışı izlendi. Tedavi sonrası absolute beta normale yaklaşırken, absolute alpha artışında azalma ve alpha hipercoherence bozukluğunda önemli oranda azalma izlendi. Bunlar klinik iyileşmeye katkıda bulundu.</p>
<p><strong><em>Yale’den Texas Üniversitesi’ne uzanan beyni tanıma sevdası</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Yale Üniversitesi’nde Psikiyatri ihtisasındayken, <strong>“Beynimizde ayrıca bir psikoloji veya ruh merkezi yok, beynimiz her şeyden sorumlu” </strong>diyerek, beyni daha iyi öğrenmek için Texas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Nöroloji ihtisasına giden <strong>Sürmeli</strong>, ve o sırada Neurofeedback’le tanışan ve psikiyatride birbirini destekleyen alanların birlikte kullanılmasının iyi sonuçlar vereceğini düşündüğü için aile terapisi, psikoterapi, kognitif terapi, hipnoz, psikofarmokoloji  eğitimlerini alarak tam donanımlı bir şekilde beynin sınırlarını tanıma yolculuğuna başlamış.</p>
<p>Dr. Tanju Sürmeli Neurofeedback yönteminin psikiyatride ilaçlar kadar etkin bir yöntem olduğunu vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkardığı ‘<strong>Beynin İyileştirme Gücü’</strong> isimli kitabında Neurofeedback ile tedaviyi seçmenin, ilaçların psikiyatride başarısını kabul etmemek anlamına gelmediğini vurgulayan <strong>Sürmeli, “İlaçlar kadar önemli bir yöntemi Türk Psikiyatrisinin de kullanması gerektiğine inandığım için bu kitabı yazmak istedim” </strong>diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Neurofeedback; Biofeedback disiplini çerçevesinde beyin dalgalarının eğitilmesiyle uğraşır. Nerofeedback tedavi yönteminde amaç; kişinin EEG’sini seçilen referans bir dataya göre değiştirmesini sağlamaktır. EEG’ler beyin dalgalarının pasif bir kaydıdır. Neurofeedback beyin eğitimini alacak kişiye kendi EEG bilgisi verilir.</p>
<p>Tedavi süresince sağlıksız beyin dalgalarının düşürülüp sağlıklı beyin dalgalarının arttırılması hedeflenir. NF eğitimi, neuro feedback ekipmanı ile yapılır. Neurofeedback tekniğinin temelinde hastanın seanslarda zihin oyunları oynaması yatar. Hasta, kafasına yerleştirilen elektrotlar vasıtasıyla bilgisayar cihazına bağlanır. Elektrotlar beyinden gelen elektrik paternlerini ölçer ve ekrana yansıtır. Beyne herhangi bir elektrik akımı verilmez.</p>
<p>Bilgisayar tarafından sağlanan görsel ve işitsel feedback sayesinde hastalar yavaş dalgaları thetayı deltayı azaltıp hızlı dalgaları betayı smr dalgasını yükseltmeyi öğrenirler. Neurofeedback’ın en önemli özelliği ilaç kullanılmadan beyni eğitmesidir, bazı hastalıklarda gerektiği takdirde ilaçlarla beraber kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/kumar-bagimliligina-ilacsiz-cozum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkol ve uyuşturucu bağımlılığına ilaçsız çözüm</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/alkol-ve-uyusturucu-bagimliligina-ilacsiz-cozum.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/alkol-ve-uyusturucu-bagimliligina-ilacsiz-cozum.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 15:46:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>angel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[alkol uyuşturucu bağımlıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20598</guid>
		<description><![CDATA[Tüm dünya uluslarını özellikle de gençleri pençesine çekmeye çalışan alkol ve uyuşturucu bağımlılığında yeni bir umut olarak Neurofeedback yöntemi büyük dikkat çekiyor. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ne yazık ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artmışken; Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği  Neurofeedback yöntemiyle tehlikeli sonuçlar doğurabilen bu bozukluklara ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor. Mübarek Ramazan ayı yaklaşırken alkol probleminden tamamen kurtulmak isteyenler de bu yöntemden yararlanabiliyorlar. 
Çağımızın büyük belası alkol ve uyuşturucu bağımlılığında Neurofeedback yöntemi yeni bir umut olarak büyük dikkat çekiyor.
Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Tüm dünya uluslarını özellikle de gençleri pençesine çekmeye çalışan alkol ve uyuşturucu bağımlılığında yeni bir umut olarak Neurofeedback yöntemi büyük dikkat çekiyor. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ne yazık ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de hızla artmışken; Dr. Tanju Sürmeli ABD’deyken öğrendiği  Neurofeedback yöntemiyle tehlikeli sonuçlar doğurabilen bu bozukluklara ilaçsız olarak alternatif bir yöntem sunuyor. Mübarek Ramazan ayı yaklaşırken alkol probleminden tamamen kurtulmak isteyenler de bu yöntemden yararlanabiliyorlar. </em></strong></p>
<p>Çağımızın büyük belası alkol ve uyuşturucu bağımlılığında Neurofeedback yöntemi yeni bir umut olarak büyük dikkat çekiyor<a href="http://www.bayanbakim.com">.</a></p>
<p>Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, <strong>Dr. Tanju Sürmeli, </strong>ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, <strong>“Beynin İyileştirme Gücü</strong>” olarak tanımlıyor ve Esentepe’deki Özel Sağlıklı Yaşam Kliniği’nde başarıyla uyguluyor.</p>
<p>Mübarek Ramazan ayı yaklaşırken alkol ve uyuşturucu batağından kurtulmak daha da önem kazanıyor ve Neurofeedback yöntemi bu illetlerden temizlenmek adına oldukça iyi sonuçlar veriyor. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığında neurofeedback’in başarı oranı %78, Uyuşturucu ve alkolle ilgili yeterince kontrollü yayın mevcuttur. Alkol bağımlılarında ilaç tedavisinde başarı oranı %44 ve 1 sene içerisinde geriye dönme oranı %66 iken neurofeedback’le bu oran %22 dir.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/TFg5ruEUTiI/AAAAAAAADyI/Yn0UEcfkxl0/s1600/beyanbakim.com+Alkol+ve+uyu%C5%9Fturucu+ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1na.jpg" alt="http://1.bp.blogspot.com/_Z8loRfZkzJo/TFg5ruEUTiI/AAAAAAAADyI/Yn0UEcfkxl0/s1600/beyanbakim.com+Alkol+ve+uyu%C5%9Fturucu+ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1na.jpg" /></p>
<p>Benzer patolojiler gösteren bu iki grupta hastalarına ilaçsız bir yöntem sunan Dr. Tanju Sürmeli yeni çıkan kitabı “Beynin İyileştirme Gücü”nde de bu süreçleri aktarıyor.</p>
<p>46 yaşındaki üniversite mezunu erkek hasta… 15 senedir alkol bağımlısı. İştah açıcı şarapla alkole başladığını belirten hasta gün içinde içki içiyor, alkollüyken kimsenin görmediği görüntüleri görüyor ve kendisini tehdit eden sesler duyuyordu. Hayattan hiç zevk alamadığını ve daha önce ilki 5 yıl önce olmak üzere üç defa intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Hasta ayrıca uyku düzensizliğinden ve sabahları yorgun uyanmaktan yakınıyordu. Eşiyle sağlıklı iletişim kuramayan hasta dikkatinin ve konsantrasyonunun da düşük olduğunu ve kızgınlık anlarında etrafındakilere bağırdığını ifade etti. Bu konuyla ilgili olarak daha önce defalarca yardım aldığını ve tedavi gördüğünü anlatan hasta olumlu sonuçlar elde edememişti ve ömür boyu ilaç kullanarak yaşamını sürdüreceğinden endişeliydi. Alkollüyken defalarca yere düşüp kafasına darbe almıştı.</p>
<p>Hiçbir ilaç ve farklı bir terapi kullanmadan, QEEG Neurometrik analizde normalde sapmalar olan bölgelere 22 seans (günde 2, 30’ar dakikalık seansla yaklaşık 11 gün içinde) Neurofeedback uygulanmasından sonra yapılan görüşmede olumlu gelişmeler elde ettiğini belirten hasta, kullandığı ilaçları bıraktığından beri kendini çok iyi hissettiğini ve kendine güveninin geldiğini anlattı. Sinirliliğinin azaldığını ve eşiyle mutlu bir evlilik düzeyine ulaştığını söyleyen hastanın kulağına gelen sesler durmuş, görüntüler de kesilmişti.</p>
<p>43(yaklaşık 21 gün) seans bittiğinde hayattan zevk almaya başlamış ve geleceğe yönelik umutları artmıştı. Yirmi saatlik Neurofeedback seanslarıyla alkolü bütünüyle bırakan hasta, iş, evlilik ve sosyal yaşam konularında çok olumlu gelişmeler elde ettiğini ifade etti. Hasta dikkat ve konsantrasyonunun da arttığını ve bunun sonucunda rahatlıkla gazete, kitap, dergi okuyabildiğini anlattı. Tedavi sırasında sinirliliğinin ve bağırma huyunun tamamen ortadan kalktığını anlatırken, artık konuşarak sorunlarını çözdüğünü belirtti. “Eşim beni kıskanıyor gibi geliyordu daha önceleri ama bu düşüncemin yanlış olduğunu anladım, alkol öylesine zararlı ki, meğerse alkol ile kendimi yok etmeye çalışmışım” diyen hastada içgörü geliştiğini gördük. Tedaviden 2 sene sonra telefonla konuştuğumuz hastanın tedavi bitiminden beri alkol ile probleminin tekrar etmediğini Neurofeedback tedavisinin çok iyi geldiğini, çok mutlu ve üreten bir beyin olarak hayatına devam ettiğini öğrendik. Standard kapalı koğuşta alkol/bağımlılık tedavisi 28 gündür ve alınan sonuçlar belli, yani “relapse(tekrar başlama)” oranı yüksektir.</p>
<p>Kitabında uyuşturucu madde bağımlılığı vakasına da yer veren Dr. Tanju Sürmeli,  tedavisi güç olan bu hastalığa karşı nasıl zafer elde ettiğini de detaylarıyla anlatıyor… 22 yaşındaki erkek hasta tedavi merkezimize ilk olarak kendi isteğiyle değil, kız arkadaşının başvurusu üzerine gelmişti. Kendisiyle yapılan görüşmede uyuşturucu kullanmasına rağmen, bunun kendisine bir zararı olmadığını, düzelemeyeceğini ve tedavi olmak istemediğini söyledi; ancak hasta bu görüşmeden iki ay sonra merkezimize tekrar gelerek tedavi olmaya karar verdiğini ve madde bağımlılığı konusunda yardım almak istediğini belirtti. Yaklaşık 10 yıldır uyuşturucu madde kullanıyordu. İlk dönemlerde bali gibi uçucu maddeler kullanmaya başlayan hasta, ilerleyen senelerde esrar, ekstasi gibi uyuşturucu maddeler de kullanmıştı. Bu süreç içerisinde her gün uyuşturucu kullanan hasta, akşamları gergin olduğunu ve yatmadan önce de uyuyabilmek için 2-3 bira içtiğini belirtti. Madde bağımlılığının yanı sıra, agresiflik ve şüphecilik sorunları vardı.</p>
<p>Görüşmede hastanın yıllar önce geçirdiği trafik kazasında ve sokak kavgalarında kafasına sert darbeler aldığı ortaya çıktı.</p>
<p>QEEG Neurometrik analizde normelden sapmalar olan bölgelere 40 seans neurofeedback tedavisi uygulandıktan sonra yapılan ilk ara muayene görüşmesinde, hasta bu süreç içinde hiç uyuşturucu madde kullanmadığını ve hayattan zevk almaya başladığını belirtti.  60 seans sonra tedaviye başladığından beri hiçbir madde kullanmadığını, eski çevresindeki arkadaşlarıyla da artık görüşmediğini anlatan hasta madde bağımlısı olan kişilere de bunu bırakmalarını telkin ediyordu. Ailesiyle ilişkilerinin de iyi düzeye geldiğini belirten hastanın sinirliliği de azalmış ve vurma, etrafına zarar verme huyları ortadan kalkmıştı. Dikkatinin ve konsantrasyonunun da arttığını ifade eden hasta hayattan zevk almaya başladığını ve kendi kişisel bakımına özen gösterdiğini dile getirdi. Topluluklarda kendini daha iyi hissetmeye başladığını da anlattı. Tedavi sonrasında da takip edilen hastanın üreten bir beyin olarak ailesi, kız arkadaşı ile mutlu olduğu gözlemlendi.</p>
<p><strong><em>Yale’den Texas Üniversitesi’ne uzanan beyni tanıma sevdası</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Yale Üniversitesi’nde Psikiyatri ihtisasındayken, <strong>“Beynimizde ayrıca bir psikoloji veya ruh merkezi yok, beynimiz her şeyden sorumlu” </strong>diyerek, beyni daha iyi öğrenmek için Texas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Nöroloji ihtisasına giden <strong>Sürmeli</strong>, ve o sırada Neurofeedback’le tanışan ve psikiyatride birbirini destekleyen alanların birlikte kullanılmasının iyi sonuçlar vereceğini düşündüğü için aile terapisi, psikoterapi, kognitif terapi, hipnoz, psikofarmokoloji  eğitimlerini alarak tam donanımlı bir şekilde beynin sınırlarını tanıma yolculuğuna başlamış.</p>
<p>Dr. Tanju Sürmeli Neurofeedback yönteminin psikiyatride ilaçlar kadar etkin bir yöntem olduğunu vurguluyor. Geçtiğimiz günlerde piyasaya çıkardığı ‘<strong>Beynin İyileştirme Gücü’</strong> isimli kitabında Neurofeedback ile tedaviyi seçmenin, ilaçların psikiyatride başarısını kabul etmemek anlamına gelmediğini vurgulayan <strong>Sürmeli, “İlaçlar kadar önemli bir yöntemi Türk Psikiyatrisinin de kullanması gerektiğine inandığım için bu kitabı yazmak istedim” </strong>diyor. <strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Neurofeedback; Biofeedback disiplini çerçevesinde beyin dalgalarının eğitilmesiyle uğraşır. Nerofeedback tedavi yönteminde amaç; kişinin EEG’sini seçilen referans bir dataya göre değiştirmesini sağlamaktır. EEG’ler beyin dalgalarının pasif bir kaydıdır. Neurofeedback beyin eğitimini alacak kişiye kendi EEG bilgisi verilir.</p>
<p>Tedavi süresince sağlıksız beyin dalgalarının düşürülüp sağlıklı beyin dalgalarının arttırılması hedeflenir. NF eğitimi, neuro feedback ekipmanı ile yapılır. Neurofeedback tekniğinin temelinde hastanın seanslarda zihin oyunları oynaması yatar. Hasta, kafasına yerleştirilen elektrotlar vasıtasıyla bilgisayar cihazına bağlanır. Elektrotlar beyinden gelen elektrik paternlerini ölçer ve ekrana yansıtır. Beyne herhangi bir elektrik akımı verilmez.</p>
<p>Bilgisayar tarafından sağlanan görsel ve işitsel feedback sayesinde hastalar yavaş dalgaları thetayı deltayı azaltıp hızlı dalgaları betayı smr dalgasını yükseltmeyi öğrenirler. Neurofeedback’ın en önemli özelliği ilaç kullanılmadan beyni eğitmesidir, bazı hastalıklarda gerektiği takdirde ilaçlarla beraber kullanılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/alkol-ve-uyusturucu-bagimliligina-ilacsiz-cozum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BAYANLARIN ÇANTASINDA OLMAZ OLMAZLARI</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/kozmetik/bayanlarin-cantasinda-olmaz-olmazlari.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/kozmetik/bayanlarin-cantasinda-olmaz-olmazlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 15:45:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>angel</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kozmetik]]></category>
		<category><![CDATA[freshn soft koltuk altı terleme]]></category>
		<category><![CDATA[ter emici mendil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20593</guid>
		<description><![CDATA[BU YAZ KOLTUKALTI LEKELERİ İLE VEDALAŞIYORUZ…
Yeniliklerin öncüsü FRESH’N SOFT’tan Türkiye’ye yepyeni bir ürün daha…
Islak mendil sektörün öncülerinden Fresh’n Soft’un yeni ürünü Fresh&#38; Dry ter emici yapraklar yazın kavurucu sıcaklarında en büyük kurtarıcımız olacak…
Terlemeden kaynaklanan kötü görüntünün engellenmesi için üretilen bu pratik ürün hem kadın hem de erkeklerin kullanımına uygun olarak üretildi.  “Giysiye yapışır, ter tarihe karışır” diyen bu yaprakları, kendinden yapışkanıyla kıyafetin koltuk altına gelecek şekilde içeriden yerleştirmek yeterli. Bu yapraklar terlemeden kaynaklanan ıslaklığı içerisine hapsederek, terin dışarıya sızmasını ve zor durumda kalmamızı engelliyor.
“Giysiye Yapışır, Ter tarihe karışır”…
Ter emici yapraklar ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><strong>BU YAZ KOLTUKALTI LEKELERİ İLE VEDALAŞIYORUZ…</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Yeniliklerin öncüsü FRESH’N SOFT’tan Türkiye’ye yepyeni bir ürün daha…</strong></p>
<p>Islak mendil sektörün öncülerinden Fresh’n Soft’un yeni ürünü Fresh&amp; Dry ter emici yapraklar yazın kavurucu sıcaklarında en büyük kurtarıcımız olacak…</p>
<p>Terlemeden kaynaklanan kötü görüntünün engellenmesi için üretilen bu pratik ürün hem kadın hem de erkeklerin kullanımına uygun olarak üretildi.  “Giysiye yapışır, ter tarihe karışır” diyen bu yaprakları, kendinden yapışkanıyla kıyafetin koltuk altına gelecek şekilde içeriden yerleştirmek yeterli. Bu yapraklar terlemeden kaynaklanan ıslaklığı içerisine hapsederek, terin dışarıya sızmasını ve zor durumda kalmamızı engelliyor<a href="http://www.bayanbakim.com">.</a></p>
<p><strong>“Giysiye Yapışır, Ter tarihe karışır”…</strong></p>
<p><strong>Ter emici yapraklar kol altı ve kıyafet arasında yumuşak ve konforlu bir bariyer oluşturarak, taze ve temiz bir gün geçirmeyi sağlar. İnce yapısı sayesinde hissedilmez, vücut yapısına uygun anatomik şekle sahiptir. Ter emici yapraklar içerisindeki süper emici tanecikler teri emer, kol altında terden dolayı oluşan ıslaklığı içerisine hapseder, böylece kol altınızdaki ıslaklık hissini, ıslak görüntüyü ve ter kokusunu engeller. Islaklık hissi olmadığından kendinizi daha rahat ve temiz hisseder aynı zamanda sosyal ortamda daha rahat hareket edersiniz. </strong>Fresh&amp;Dry kişilerin alerjik rahatsızlıkları düşünülerek kokusuz olarak tasarlandı. Ayrıca kokusuz olmasının diğer bir avantajı da kullandığınız koltukaltı deodorantı veya parfümünüzün kokusu ile karışmaması.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://3.bp.blogspot.com/_n1Q8bsJw45I/TEm4qudh5AI/AAAAAAAADsc/HYt41WqBfCA/s1600/bayanbakim.com+BAYANLARIN+%C3%87ANTASI.jpg" alt="http://3.bp.blogspot.com/_n1Q8bsJw45I/TEm4qudh5AI/AAAAAAAADsc/HYt41WqBfCA/s1600/bayanbakim.com+BAYANLARIN+%C3%87ANTASI.jpg" /></p>
<p>Günlük kullanım için ikili poşetleri yeterli oluyor. Fresh&amp;Dry’ın her paketinde size bir hafta yetecek kadar yaprak mevcut.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/kozmetik/bayanlarin-cantasinda-olmaz-olmazlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alzheimer-da erken teşhis mümkün</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/alzheimer-da-erken-teshis-mumkun.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/alzheimer-da-erken-teshis-mumkun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 14:30:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>burcu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20590</guid>
		<description><![CDATA[Çağımızın en yaygın hastalıklarından Demans ve Demans’ın en bilinen türleri  Alzheimer ve Vasküler Demans için yeni umut QEEG-NxLink veri bankası  ve Neurofeedback yöntemi
 
Bütün dünyada en yaygın görülen hastalıklardan olan çoğunlukla yaşlıları ancak bazen orta yaştakileri de kıskacına alarak bellek kaybı yaşatan Alzheimer’ın teşhisinde QEEG-NxLink veri bankası  ile erken teşhis mümkün.
 
Günümüzde Alzheimer hastalığının tedavisi yoktur ancak bilişsel gerilemenin ve fonksiyonel ve davranışsal bozulmanın yavaşlatılması önemlidir. Tedavi edici müdahaleler arasında ilaçlı ve ilaçsız yöntemler mevcuttur. Yapılan çalışmalara göre ilaçlar, hafiften orta dereceye kadar olan Alzheimer hastalığının başlamasını yavaşlatabilir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Çağımızın en yaygın hastalıklarından Demans ve Demans’ın en bilinen türleri  Alzheimer ve Vasküler Demans için yeni umut </em></strong><strong>QEEG-NxLink veri bankası <em> ve </em></strong><strong><em>Neurofeedback yöntemi</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Bütün dünyada en yaygın görülen hastalıklardan olan çoğunlukla yaşlıları ancak bazen orta yaştakileri de kıskacına alarak bellek kaybı yaşatan Alzheimer’ın teşhisinde </em></strong><strong>QEEG-NxLink veri bankası</strong> <strong><em> ile erken teşhis mümkün.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em>Günümüzde Alzheimer hastalığının tedavisi yoktur ancak bilişsel gerilemenin ve fonksiyonel ve davranışsal bozulmanın yavaşlatılması önemlidir. Tedavi edici müdahaleler arasında ilaçlı ve ilaçsız yöntemler mevcuttur. Yapılan çalışmalara göre ilaçlar, hafiften orta dereceye kadar olan Alzheimer hastalığının başlamasını yavaşlatabilir ancak uzun süreli kullanımda bir etkisi yoktur. Neurofeedback tedavi yöntemi de aynı şeyleri hedefliyor, beyinde yeni bağlantılar kurma ya da hastalığın ilerlemesini yavaşlatma, bilişsel fonksiyonlardaki gerilemeyi yavaşlatma ve bazı geri kazanımlar yönünde bazı bulgular olabileceğini düşündürüyor. Amerika’da Quietmind Foundation’dan Berman, yaptıkları kontrollü çalışmada demans hastalarının yönetici işlevlerinde ve hafızalarında, yapılan testlerde ve QEEG’lerindeki ilerlemelere göre anlamlı derecede olumlu gelişmeler olduğunu gözledi. Dr.Tanju Sürmeli’ de demans hastalarıyla yaptığı çalışmalarda minimental puanlarında anlamlı derecede artış, hafızalarında ve günlük fonksiyonlarında bazı kazanımlar gözlemledi<a href="../">.</a></em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://3.bp.blogspot.com/_n1Q8bsJw45I/TDM9sTnkZnI/AAAAAAAADiU/WcIANt9Eymg/s1600/bayanbakim.com+Alzheimer.jpg" alt="http://3.bp.blogspot.com/_n1Q8bsJw45I/TDM9sTnkZnI/AAAAAAAADiU/WcIANt9Eymg/s1600/bayanbakim.com+Alzheimer.jpg" /></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p>Çağımızın en yaygın hastalıklarından biri olan Demans ve Demans’ın en bilinen türü Alzheimer <strong>QEEG-NxLink veri bankası </strong>ile erken teşhise yardımcı olabiliyor. Böylelikle Alzheimer tedavisinde erken teşhis avantajıyla önemli bir yol alınmış olunuyor. QEEG Nx-Link veri bankası, Depresyonu, Alzheimer’dan %91.9-92.2 gibi yüksek bir hassasiyetle, Alzheimer’ı Vasküler Demanstan %95 hassasiyetle ayırtedebilir. Amerikan Nöropsikiyatri Birliğinin Araştırma Komitesinin raporuna göre psikiyatride bazı hastalıkların teşhisinde yardımcı bilimsel kanıtlanmış bir yöntem olduğunu, duygudurumu bozukluklarının ve demansın teşhisinde kullanılabileceğini deklare ettiler.</p>
<p>Beynin sınırlarını keşfetmek ve geliştirmek, geçmişten günümüze insanoğlunun en büyük hedefleri arasında yer alırken, <strong>Dr. Tanju Sürmeli, </strong>ABD’deyken öğrendiği Neurofeedback yöntemini, <strong>“Beynin İyileştirme Gücü</strong>” olarak tanımlıyor ve Esentepe’deki Özel Sağlıklı Yaşam Kliniği’nde başarıyla uyguluyor.</p>
<p>Demans günlük yaşamın her zamanki gibi sürdürülmesini engelleyen ilerleyici, kronik bir beyin hastalığı. Demans, bir hastalığa ya da beyindeki bir hasara bağlı olarak görülür ve zaman içersinde bozulma ile birlikte kendini gösteren dejeneratif özelliktedir . Bunlar kişinin çevreyi farkındalığı bozulmaksızın, bellek, günlük yaşamın gereksinimleriyle başa çıkabilme yeteneği, yeni bir bilgiyi öğrenmede problem, algı ve devinime ilişkin işlevler, koşullara uygun düşen toplumsal davranışın korunabilmesi ve duygusal tepkilerin kontrolünde bozulma şeklinde sıralanabilir.</p>
<p>Alzheimer Hastalığı en yaygın Demans türlerinden biridir. Yaşla birlikte artar ancak daha gençleri, hatta kırklı, ellili yaşlarda ilk belirtiler verebilir. Bu nedenle sadece çok yaşlıların hastalığıdır diye düşünmemek gerekir.</p>
<p>Alzheimer’da QEEG-NxLink veri bankası ile erken teşhis ve neurofeedback yöntemi ile ilaçsız tedavi olanağını sunan Dr. Tanju Sürmeli yeni çıkan kitabı “Beynin İyileştirme Gücü”nde hastalıkla tedavi süreçlerini örnek vakalarla aktarıyor.</p>
<p>Meslek Lisesi Mezunu, 68 yaşındaki erkek hastanın, 4 yıldır unutkanlık ve yeni şeyleri öğrenememe hikayesi vardı. Telefon numaralarını hatırlayamıyor, saati bilmiyor, bazen yolda giderken eşini unutup önden hızlı hızlı gidiyor, eşyalarının yerini belirleyemiyordu; bunun yanında eve giderken hiç yolunu kaybetmemiş, insanların yüzlerini ve isimlerini hatırlayabiliyordu. Dikkat ve konsantrasyon problemi, televizyonda izlediklerini çoğu zaman gerçek zannedip onlarla kavga etme, sinirlilik, inatçılık, bazı kompulsif (takıntılı) davranışlar, örneğin 40-45 dakika kadar pantolonundaki kemeri defalarca takıp çıkarmak gibi. Giyinirken pantolonun ön tarafını bulması için yardım gerekiyordu, kendi başına giyinemiyordu.</p>
<p>Hanımı değişiklikleri gözlemleyebilmek için günlük liste yaptı. İlaçsız ilk 16 neurofeedback seansı sonrası çarpıcı değişiklikler oldu. 7.seansta tekrar zaman kavramını anlamaya ve saati doğru söylemeye başladı. 8. Seansta tekrar eşiyle beraber yürümeye başladı. 9. Seansta gitmek istediği yeri taksi şöförüne söyledi. 10. Seansta televizyondaki bir yarışma programını sonuna kadar anlayarak izledi. 12. Seansta pantolonundan kemer takıp çıkarmayı bıraktı. 15. Seansta televizyonda seyrettiği bir olayı tarih ve yer belirterek anlattı. 16. Seansta yardımsız giyindi. Yaklaşık 1 ay sonra görüşme sırasında politika konuşmaya başladı. Televizyon ile artık kavga etmiyor ve seyrettiklerini eşiyle paylaşıyordu. 40 seansa kadar olumlu değişiklikler iyice artarak devam etti. Bundan sonrasında hasta ve ailesi tedaviye ara verip bir süre gözlemlemek istedi. 2 yıldır hiç şikayetleri geriye dönmeden hayatına devam etti</p>
<p>Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Yale Üniversitesi’nde Psikiyatri ihtisasındayken <strong>Sürmeli,  “Beynimizde ayrıca bir psikoloji veya ruh merkezi yok, beynimiz her şeyden sorumlu” </strong>diyerek, beyni daha iyi öğrenmek için nöropsikiyatri dalında uzmanlaşmaya karar vermiş. Texas Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde  Nöroloji ihtisasına giden <strong>Sürmeli</strong>, o yıllarda neurofeedback’le tanışmış ve psikiyatride birbirini destekleyen alanların birlikte kullanılmasının iyi sonuçlar vereceğini düşündüğü için aile terapisi, psikoterapi, kognitif terapi, hipnoz, psikofarmokoloji  eğitimlerini alarak tam donanımlı bir şekilde beynin sınırlarını tanıma yolculuğuna başlamış. <strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Dr. Tanju Sürmeli neurofeedback yönteminin psikiyatride bazı hastalıklarda ilaçlar kadar etkin bir yöntem olduğunu vurguluyor ve şunları söylüyor; “Neurofeedback ile tedaviyi seçmek, ilaçların psikiyatride başarısını kabul etmemek anlamına gelmiyor. İlaçlar kadar önemli bir yöntem olan neurofeedback yöntemini Türk psikiyatrisinin de kullanması gerektiğine inanıyorum.”</p>
<p>Neurofeedback; biofeedback disiplini çerçevesinde beyin dalgalarının eğitilmesiyle uğraşır. Nerofeedback tedavi yönteminde amaç; kişinin EEG’sini seçilen referans bir dataya göre değiştirmesini sağlamaktır. EEG’ler beyin dalgalarının pasif bir kaydıdır. Neurofeedback beyin eğitimini alacak kişiye kendi EEG bilgisi verilir.</p>
<p>Tedavi süresince sağlıksız beyin dalgalarının düşürülüp sağlıklı beyin dalgalarının arttırılması hedeflenir. NF eğitimi, neuro feedback ekipmanı ile yapılır. Neurofeedback tekniğinin temelinde hastanın seanslarda zihin oyunları oynaması yatar. Hasta, kafasına yerleştirilen elektrotlar vasıtasıyla bilgisayar cihazına bağlanır. Elektrotlar beyinden gelen elektrik paternlerini ölçer ve ekrana yansıtır. Beyne herhangi bir elektrik akımı verilmez.</p>
<p>Bilgisayar tarafından sağlanan görsel ve işitsel feedback sayesinde hastalar yavaş dalgaları thetayı deltayı azaltıp hızlı dalgaları betayı smr dalgasını yükseltmeyi öğrenirler. Neurofeedback’ın en önemli özelliği ilaç kullanılmadan beyni eğitmesidir, bazı hastalıklarda gerektiği takdirde ilaçlarla beraber kullanılır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dr.Tanju Sürmeli hakkında:</strong></p>
<p>Dr. Tanju Sürmeli, 1978 -1984 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olarak ‘’Tıp Doktoru’’ unvanını aldı. Sonrasında psikiyatri ihtisas için gittiği Amerika’da, Amerika’nın ve dünyanın önde gelen Yale, Columbia-NYSPI, New York Medical College, Institute of Living, Ackerman Institute for Family Therapy, Milton Ericson Hypnosis Institute, University of Texas, San Antonio (Nöroloji Departmanı ile Psikiyatri &amp; Nöroloji hastanelerinde ve merkezlerinde eğitim aldı. Türkiye’ye döndükten kısa bir süre sonra 2001’de Sağlıklı Yaşam Kliniği’ni kurdu. Biofeedback, Neurofeedback, Psikiyatride QEEG ve ERP kullanımı Derneği kurucusu ve başkanıdır. Sürmeli’nin uluslararası derneklerde de pek çok üyeliği ve çalıştaylarda eğitmen olarak fakülte pozisyonu bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/alzheimer-da-erken-teshis-mumkun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mide ağrısı için etkili 10 öneri burada</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/mide-agrisi-icin-etkili-10-oneri-burada.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/mide-agrisi-icin-etkili-10-oneri-burada.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 13:28:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20565</guid>
		<description><![CDATA[miğde ağrıları için ilaç gibi güzel öneriler aşağıda..Son dönemde mide ağrısı çekenlerin sayısı gittikçe artıyor. Ağrıyı önlemenin yolu ise yediklerimizden geçiyor. Kimi zaman çiğnediğimiz sakızın bile ağrıya neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Koray Tuncer, mide rahatsızlıklarını azaltmak için 10 öneride bulundu
Genç-yaşlı herkesin ortak derdi bir anda başlayan mide ağrıları&#8230; Kimi bu ağrının nedenini biliyor ve tedavi oluyor, kimi ise önemsemiyor ve rahatsızlığı onu karabasan gibi takip ediyor. Memorial İstanbul Hastanesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Koray Tuncer, aldığımız gıdalara dikkat ederek, ağrılarımızı azaltabileceğimizi söylüyor. Tuncer, mide ağrısı olanlara şu ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #000000;">miğde ağrıları için ilaç gibi güzel öneriler aşağıda..Son dönemde mide ağrısı çekenlerin sayısı gittikçe artıyor. Ağrıyı önlemenin yolu ise yediklerimizden geçiyor. Kimi zaman çiğnediğimiz sakızın bile ağrıya neden olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Koray Tuncer, mide rahatsızlıklarını azaltmak için 10 öneride bulundu</span></strong><br />
Genç-yaşlı herkesin ortak derdi bir anda başlayan mide ağrıları&#8230; Kimi bu ağrının nedenini biliyor ve tedavi oluyor, kimi ise önemsemiyor ve rahatsızlığı onu karabasan gibi takip ediyor. Memorial İstanbul Hastanesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji Bölümü&#8217;nden Uzm. Dr. Koray Tuncer, aldığımız gıdalara dikkat ederek, ağrılarımızı azaltabileceğimizi söylüyor. Tuncer, mide ağrısı olanlara şu önerilerde bulunuyor:<br />
<img src="http://i.tmgrup.com.tr/sbh/2010/04/12/Haber/723377998096.jpg" alt="null" width="302" height="261" /></p>
<p><a href="http://www.bayanbakim.com"><strong>BAKLA GAZ YAPAR</strong></a><br />
Kimi besinlerin şişkinliği artırıcı etkileri olabilir. Özellikle gaz yapıcı etkiye sahip olan kurufasulye, nohut, mercimek, bakla ve bezelye gibi baklagiller; erik, kayısı, elma, muz, kuru üzüm, şeftali ve armut gibi meyveleri yerken dikkat etmek gerekir. Ayrıca kabak, turp, soğan, brokoli, salatalık, patates, şalgam, şekersiz sakız (sorbitol), tam tahıllı ekmek ve yoğurt, laktoz eksikliği olanlarda süt ve gazlı içecekler de şişkinlik yakınmasını artırabilen besinlerdir. &#8216;Gluten enteropatisi&#8217; olanlarda da buğday ve arpa içeren gıdalar, şişkinliğe neden olabilir. Yoğurt ve ayran sindirim sistemi sorunu olan insanlarda şikayetleri artırır. Ancak kişiyi rahatsız etmiyorsa, ayran ve yoğurt tüketilmesinde sakınca yoktur. Mide sağlığı için özellikle probiyotikli yoğurtların tüketilmesinde fayda vardır.</p>
<p>SAKIZ ÇİĞNEMEYİN!<br />
Mide sağlığı için beslenme düzenine önem vermek gerekir. Hızlı yemek yeme, sakız çiğneme, pipetle bir şeyler içme; hava yutma olasılığını artırabildiği için bu davranışlardan kaçınılmalıdır. Gaz yapabilecek gıdaların, diyetten uzaklaştırılması yakınmaların azalmasına yardımcı olabilir.</p>
<p>ŞOK DİYET ZARARLI!<br />
Birçok rahatsızlık gibi sindirim sisteminin en büyük düşmanı fazla kilolar&#8230; Fazla kilolu insanların, yanlış beslenmeleri de şişkinliği artırmaktadır. Ayrıca kilo vermek amacıyla yapılan şok diyetlerde, uzun süre aç kalınması ve bir sonraki öğünde fazla miktarda yemek yenmesi mideye zarar vermekte ve sıkıntıları artırmaktadır. Nane çayı, spazm giderici özelliği ile yakınmaları azaltabilir. Zencefil çayı, adaçayı, melissa, papatya, rezene ile yapılan çaylar da gaz sorununu azaltabilir. Probiyotikli besinler ve yoğurt, sindirim sistemindeki iyi ve kötü bakteri dengesini düzeltmeye yardım edebilir. Fakat bu ürünlerin kişilerdeki etkisi değişkendir. Düzenli kullanımda yararlı olabilirse de mucize beklenmemelidir. Tedaviye başlamadan önce şişkinliğin sebepleri araştırılmalı; ne zaman, ne sıklıkta, neden ve ne süreli şişkinlikler yaşandığı kaydedilmelidir. Bu bilgiler doktorla da paylaşılmalı, ardından çözüm üretilmelidir.</p>
<p>VAKİT AYIRIN<br />
Günümüz koşullarında yoğun çalışma sistemi nedeniyle yemeğe vakit ayıramıyoruz. Yemeği çok hızlı bir şekilde aradan çıksın mantığıyla yiyoruz. İnsanların büyük bir kısmı, sabah evden kahvaltı yapmadan çıkıyor; iş yerinde simit ve poğaça gibi bir şeyler atıştırıyor, öğlen yine çok hızlı yemek yiyor, akşam ise bütün günün verdiği yorgunluk ve açlıkla mükellef bir yemek yiyor. Hatta bazı kişiler akşam yemeklerini gece saat 22.00-23.00 gibi yiyebiliyor. Bu durum da, hazımsızlık ve şişkinlik gibi şikayetlerin yaşanmasına neden oluyor. Oysa ki, nispeten zaman ayrılmış bir kahvaltı, 15 dakika ayırarak yapılan bir öğle yemeği ve hafif bir akşam yemeğiyle mide şikayetlerini aza indirgemek mümkün olabilir. Yemek yerken en fazla dikkat edilmesi gereken kural; besinlerin iyice çiğnenmesidir. Ayrıca beslenme düzeninde ara öğünleri de göz ardı etmemek gerekir. Ara öğünler, kişinin metabolizmasını çalıştırarak zayıflamayı hızlandırır. Yatmadan bir-iki saat önce yemeği bırakmak, sağlıklı bir sindirim sisteminin olmazsa olmazlarındandır.</p>
<p>ÇİĞ SEBZE YEMEYİN<br />
Çiğ sebzeler, sindirim sorunu olan kişilerde hazımsızlığı artırabilir. Sebzelerin buharda pişirilerek, besleyici özelliklerini kaybetmeden tüketilmesi önerilmektedir. Ancak burada da bireysel faktörler söz konusudur. Yani kişiden kişiye değişiklik gösterir. Çiğ meyveden rahatsız olan kişilerin de aynı şekilde meyveyi, komposto olarak tüketmeleri önerilmektedir.</p>
<h1><span style="color: #ff0000;"><strong>DİŞTE ÇÜRÜK OLMASIN</strong></span></h1>
<p>Sindirimin ağızda başladığı unutulmamalıdır. Mide sorunu yaşayan kişinin diş sorunu varsa, önce dişlerini tedavi ettirmesi gerekir. Aksi takdirde diş problemi çözülmeden mide sorunu da çözülemez. Altı ayda bir yapılan dişçi ziyaretleri ve buradan çıkacak sonuç, mide rahatsızlıklarının çözümünde önemlidir.</p>
<h2><strong>SICAK ÇAY OLMAZ</strong></h2>
<p>Isı, sindirim sistemi rahatsızlıklarında çok önemli bir etkendir. Isı yüzünden vücutta oluşan tahrişlere dikkat etmek gerekir. Bazı kişiler, fokur fokur kaynayan çorbayı direkt tabaklarına alıp içerler. Ama bu durum çok zararlıdır. Şöyle düşünün ki; yemek borunuzdan döktüğünüz çorbayı, elinize döktüğünüzde eliniz ciddi şekilde yanar ve yanık tedavisi gerekir. Cilt, yemek borusuna göre yaralanmalara çok daha dayanıklı olduğu halde durum böyledir. Tabii yer çekimi ve dik duruş gibi nedenler, bu etkenleri azaltabilir. Ama yine de o ısı, özellikle mide asidiyle birleşince tahriş olma eğilimi gösteren kişilerin yemek borusuna zarar verebilir.</p>
<h1><span style="color: #99cc00;"><strong>SU ŞİFA VERİYOR!</strong></span></h1>
<p>Özellikle hazımsızlık sorunu yaşayan kişilerin, sabah kalkar kalkmaz oda sıcaklığında bir-iki bardak su içmeleri büyük fayda sağlar. Ancak su, ne çok sıcak ne de çok soğuk içilmelidir. Soğuk suyun nasıl olması gerektiğine gelince; buzluktan alıp, içilmediği sürece soğuk su içmekte de herhangi bir sakınca yoktur. Soğuk havalarda toplamda iki, sıcak havalarda ise üç litre su içilmelidir</p>
<p><strong>MİDE DOSTU BİR MÖNÜYLE BESLENİN!</strong><br />
Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü&#8217;nden diyetisyen Yeşim Çelik, mide dostu bir mönü hazırladı:<br />
KARNABAHAR: Haşlanmış karnabahar, mideyi asit saldırılarından korur.<br />
LAHANA: Lahanayı ince şeritler halinde doğrayıp, salata yapın. Meyve presinde lahananın suyunu sıkıp aynı miktarda elma suyu ile karıştırın ve için. Lahana, ülser ve gastrit ilacı olarak biliniyor, mideye inanılmaz yarar sağlıyor. Yine; dörtte bir lahanayı yıkayıp, kalın şeritler halinde doğrayın. Bir kerevizi soyup, bölün. Bir havucu dilimleyin. Lahana, kereviz ve havucu katı meyve presinde sıkıp, sabah akşam suyunu için.<br />
<strong>ELMA SİRKESİ</strong>: Salatalarda ya da mezelerde özellikle elma sirkesi tercih edin.<br />
<strong>ISPANAK</strong>: Ispanağı buharda pişirin ya da haşlayarak tüketin. Taze yapraklarını salata olarak yiyin.<br />
<strong>ZEYTİNYAĞI</strong>: Çiğ olarak kullanıldığında besinlerin midede kalma süresini azaltıyor ve yağların sindirimi için safra salgısını artırıyor.<br />
MUZ: Mideyi seven meyvelerin başında geliyor. Ara öğünlerde birer muz yemek, midedeki yanma hissini ortadan kaldırıyor. Muz, mide enzimleri ve hücrelerinin üretimini de artırıyor.<br />
<strong>MEYANKÖKÜ:</strong> Güçlü bir mide koruyucusu olarak biliniyor. Yapılan araştırmalara göre midedeki aşırı asiti azaltıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/mide-agrisi-icin-etkili-10-oneri-burada.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların cinsel organı Resmileri ve (ayrıntılı bilgi)</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/kadin-saglik/kadinlarin-cinsel-organi-resmileri-ve-ayrintili-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/kadin-saglik/kadinlarin-cinsel-organi-resmileri-ve-ayrintili-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 09:44:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20551</guid>
		<description><![CDATA[buradaki amacımız erotizm falan değil insanlar bilgilensin diya açtık bu konuyu ve   Bir çok kişidende vajina resimlerini koyarmısınız diye yorumlar geliyor. Lütfen bizi başka siteler ile karıştırmayınız..
 Yumurtlama  Dönemi Doğum Kontrol Yöntemleri

Kadin cinsel organlarini  iç ve dis organlar olarak ikiye ayirarak daha kolay anlayabiliriz. Sekil: 1′de gördügünüz gibi, içerde biri sagda, biri solda olmak üzere iki yumurtalik bulunur. Bu yumurtaliklar tuba veya tüp de denilen Fallop kanallari ile rahime baglanir. Rahim de vajina dedigimiz silindir seklinde bir boru ile disari açilir. Her ay bu yumurtaliklardan birinden bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>buradaki amacımız erotizm falan değil insanlar bilgilensin diya açtık bu konuyu ve   Bir çok kişidende vajina resimlerini koyarmısınız diye yorumlar geliyor. Lütfen bizi başka siteler ile karıştırmayınız..</em></p>
<p><a href="http://www.bayanbakim.com/anne-ve-bebek/yumurtlama-donemi-dogum-kontrol-yontemleri.html"><strong> </strong><strong>Yumurtlama  Dönemi Doğum Kontrol Yöntemleri</strong></a></p>
<p><img src="http://www.hastarehberi.com/cinsellik/cinsel9/sekil2.jpg" alt="null" /></p>
<p>Kadin cinsel organlarini  iç ve dis organlar olarak ikiye ayirarak daha kolay anlayabiliriz. Sekil: 1′de gördügünüz gibi, içerde biri sagda, biri solda olmak üzere iki yumurtalik bulunur. Bu yumurtaliklar tuba veya tüp de denilen Fallop kanallari ile rahime baglanir. Rahim de vajina dedigimiz silindir seklinde bir boru ile disari açilir. Her ay bu yumurtaliklardan birinden bir yumurta yumurtlanir, kanallardan geçerek rahime gelir. Bu yumurta, erkek bosaldiginda çikan meni içindeki erkek yumurtalari ile karsilasip döllenirse, gebelik olusur. Döllenme olmazsa, bu yumurta ve rahimin iç tabakasindaki dokular her ay adet kanamasi ile disari atilir.<br />
<em><strong>spacer KADIN CİNSEL ORGANI NASILDIR KADIN CİNSEL ORGANI RESİMLERİ AYRINITILI BİLGİ</strong></em><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>sekil2 KADIN CİNSEL ORGANI NASILDIR KADIN CİNSEL ORGANI RESİMLERİ AYRINITILI BİLGİV</strong></span>ajina dedigimiz 10-15 cm.lik boru, tamamen esnek kaslardan olusmustur. Disardan bakildiginda, duvarlari birbirine yapisik gibi durur, kendine mahsus bir sekli yoktur, içine giren cismin seklini alir. Parmagimizi soktugumuzda parmagimiz kadar, penis girdiginde penis kadar ve dogumda yeni dogan bir çocugun kafasi kadar genisler. Büzgülü bir etegi farkli kilolardaki kadinlarin giydigini düsünün; etek giyilmeden ince ve çok büzgülüdür. Ince belli biri giydiginde biraz genisler ve büzgüleri azalir, sisman biri giydiginde ise büyür ve büzgüler kaybolur. Vajinanin içine giren cisme göre esneyip genisleme yetenegi de böyledir. Fizyolojik olarak vajinanin iç üçte ikilik bölümünde sinir ucu yoktur, yani ne aci duyabilir ne de zevk alabilir. Vajinanin yalnizca dis üçte birlik bölümünde sinir uçlari vardir. Sekil 2´de kadin iç cinsel organlarinin yan kesitini görüyorsunuz. En önde, idrar torbasi /mesane ve idrar yollarinin disari açildigi üretra, onlarin arkasinda rahim ve disari açildigi vajina, en arkada da barsaklar ve disari açildiklari makat yer alir.<br />
<strong> spacer KADIN CİNSEL ORGANI NASILDIR KADIN CİNSEL ORGANI RESİMLERİ AYRINITILI BİLGİ</strong><br />
<img src="http://www.hastarehberi.com/cinsellik/cinsel9/sekil3.jpg" alt="null" /></p>
<p><em><span style="color: #888888;"> kadın cinsel organ  resimleri, kadın cinsel organı çeşitleri, en büyük  erkek cinsel organı  resmi, bayan cinsel organ görüntüleri</span></em></p>
<p><a href="http://www.bayanbakim.com/cinsellik/kizlik-zarinin-bozulmasi-ve-nasil-anlasilir.html"><strong></strong><strong>Kızlık  Zarının Bozulması Ve Nasıl anlaşılır</strong></a></p>
<p>sekil3 KADIN CİNSEL ORGANI NASILDIR KADIN CİNSEL ORGANI RESİMLERİ AYRINITILI BİLGİSekil 3´te kadin dis cinsel organlarina bakarsak, en dista büyük dudaklar, daha içte küçük dudaklar, önde bu büyük ve küçük dudaklarin birlestigi yerde, halk arasinda bizir da denilen, klitoris dedigimiz, küçük sekilsiz bir et parçasi vardir. Klitoris çok önemlidir, çünkü kadin cinsel organlari içinde en fazla sinir ucu içeren, en duyarli ve her zaman kadin orgazminin tetigini çeken bölümdür. Küçük dudaklarin içinde,önden arkaya dogru, küçük bir delik görünür, bu idrar yolunun, üretranin disariya açildigi yerdir. Daha arkada biraz daha büyük görünen yer, adet kanamasinin disari çiktigi, cinsel birlesmede penisin girdigi ve dogumda bebegin dogdugu yer olan vajinanin agzidir. Vajina agzindaki kaslarla klitoris arasinda sinirsel baglantilar vardir. Bu baglantilar sayesinde, cinsel birlesme sirasindaki duyumlar, orgazmin kaynagi olan klitorise iletilir. Dudaklarin disinda, en arkada görünen delik ise barsaklarin disariya açildigi yer olan makattir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/kadin-saglik/kadinlarin-cinsel-organi-resmileri-ve-ayrintili-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigaranın filtresindeki bilinmeyen olay!</title>
		<link>http://www.bayanbakim.com/saglik/sigaranin-filtresindeki-bilinmeyen-olay.html</link>
		<comments>http://www.bayanbakim.com/saglik/sigaranin-filtresindeki-bilinmeyen-olay.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 09:13:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayanbakim.com/?p=20543</guid>
		<description><![CDATA[Avustralyada yaşayan bir öğretim görevlisi sigaranın filtresinde domuz kanı olduğunu iddia ederek islam dünyasını ve musevileri şaşırttı ve şüphe içine soktu.
Sigaraya meyve silahı
Sidney Üniversitesi Kamu sağlığı bölümünde Profesör olan Simon Chapman tüm dünyada sigara filtrelerinde domuz kanından alınan hemoglobin maddesinin kullanıldığını ortaya çıkardı.Hemoglobinin, filtrelerden geçen dumandaki zehirli maddelerin daha etkin bir şekilde süzülmesi için kullanıldığı açıklandı.
Sigara filtrelerinde domuz kanından alınan hemoglobin maddesinin kullanıldığını bildiren Prof. Chapman, domuz ürünleri konusunda hassas olan Müslüman ve Musevilerin bu konudan haberleri olmaları gerektiğini ifade etti.
Prof. Chapman&#8217;a göre, sigara firmaları &#8220;ticari sır&#8221; kapsamına girdiğini gerekçe ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Avustralyada yaşayan bir öğretim görevlisi sigaranın filtresinde domuz kanı olduğunu iddia ederek islam dünyasını ve musevileri şaşırttı ve şüphe içine soktu.</p>
<p><a href="http://www.bayanbakim.com/saglik/sigaraya-meyve-silahi-2.html"><strong></strong><strong>Sigaraya meyve silahı</strong></a></p>
<p>Sidney Üniversitesi Kamu sağlığı bölümünde Profesör olan Simon Chapman tüm dünyada sigara filtrelerinde domuz kanından alınan hemoglobin maddesinin kullanıldığını ortaya çıkardı.Hemoglobinin, filtrelerden geçen dumandaki zehirli maddelerin daha etkin bir şekilde süzülmesi için kullanıldığı açıklandı.</p>
<p>Sigara filtrelerinde domuz kanından alınan hemoglobin maddesinin kullanıldığını bildiren Prof. Chapman, domuz ürünleri konusunda hassas olan Müslüman ve Musevilerin bu konudan haberleri olmaları gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Prof. Chapman&#8217;a göre, sigara firmaları &#8220;ticari sır&#8221; kapsamına girdiğini gerekçe göstererek, sigaralarda kullandıkları katkı maddelerini açıklamıyorlar.</p>
<p>Domuzu &#8220;haram&#8221; olarak gören inanç mensuplarının ve vejeteryanların bu haberden memnun olmayacaklarını belirten Avustralyalı profesör, sigara firmalarının &#8220;ticari sır&#8221; kapsamına girdiğini gerekçe göstererek, sigaralarda kullandıkları katkı maddelerini açıklamadıklarını ama kullandıkları maddeleri açıklama zorunluluğu getirilmesi gerektiğini belirtti.</p>
<p>Chapman bugüne kadar sadece Yunanistan&#8217;da bir sigara firmasının filtrelerde domuz kanından elde edilen hemoglobin kullanıldığını resmen açıkladığını belirterek, &#8220;Domuzu haram sayan bir inanca mensupsanız ve sigara içiyorsanız, sigarada kullanılan maddeleri bilme hakkınız var&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayanbakim.com/saglik/sigaranin-filtresindeki-bilinmeyen-olay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
